top of page

Saraçhane eylemleri ile ilgili son duruşmalardan ne karar çıktı?

  • 25 Nis 2025
  • 3 dakikada okunur

Ekrem İmamoğlu'na destek içi Saraçhane'de düzenlenen protestolara dair yargılanmalar devam ediyor.

BBC Türkçe'ye bilgi veren avukatlara göre 25 Nisan'da yapılan üç ayrı duruşmada eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 99 kişi hakim karşısına çıktı.

Davalar 14., 50. ve 74. Asliye Ceza Mahkemeleri'nde görüldü.



50. Asliye Ceza Mahkemesi'nde altısı ev hapsinde bulunan toplam 33 sanığın duruşması 17 Ekim'e ertelendi.Sanıklardan duruşmaya katılmayan üç kişi hariç herkesin adli kontrolleri ve ev hapsi cezaları kaldırıldı.


14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada eylemcilerin yanı sıra Evrensel muhabiri Nisa Sude Demirel ve ETHA muhabiri Elif Bayburt da yargılanıyor.

Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği'nin (MLSA) dava takibi yaptığı sosyal medya sayfasından aktardığına göre Demirel savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Ortada ne kanuna aykırı eylem ne de benim dağılmadığımla ilgili bir delil var. Adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve hepimizin beraatini talep ediyorum."

BBC Türkçe'nin gördüğü duruşma tutanağına göre bu mahkemede görülen duruşmada Demirel ve Bayburt dahil bazı kişilerin adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildi ve duruşmanın 10 Ekim'e ertelenmesine karar verildi.


74. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma da 15 Eylül'e ertelendi. Haber ajanslarının aktardığına göre bu duruşmalar haricinde "Diplomasız Erdoğan" sloganı attıkları için 25 Nisan'da gözaltına alınan beş genç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaretten tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Hakim, gençleri "ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı" uygulayarak adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

Soruşturmalarında yargılananlara destek için gençler ve aileler bir kez daha Çağlayan Adliyesi önünde toplandı.

Gençler ortak açıklamada "Yıllardır biriktirdiğimiz öfke ile dikildik ve o korku duvarlarını yıktık" dedi.

Gençlerin ebeveynlerinin kurduğu Anne Baba Dayanışma Ağı tarafından 25 Nisan'da yapılan paylaşımda "Duruşmalar sürüyor. Avukat beyanları dinleniyor. Hâlâ tutuklu olan, tutuksuz yargılanan, ev hapsi ve adli kontrol şartı verilen tüm çocuklarımız için adalet için Çağlayan'dayız" ifadeleri kullanıldı.


'Biz memleketin aydınlık günlerini hayal ediyoruz'

Saraçhane eylemlerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanan ve 20 gün cezaevinde kalan bir İstanbul Üniversitesi öğrencisi, BBC Türkçe'ye "Umarım bu utançtan bir an önce geri dönüp herkesin beraatine karar verecekler bugün" demişti.

18 Mart'ta duruşması olan Mimar Sinan Üniversitesi'nden bir ikinci sınıf öğrencisi ise "Bir korkumuz yok, korkması gereken bizler değiliz" diye konuşmuştu.

Sosyoloji Bölümü'nde okuduğunu vurgulayan genç, adliye çevresindeki güvenlik önlemlerine işaret ederek "Onlar korktuğu için bugün Çağlayan'ın önüne bu kadar polis karakolu döşüyorlar" ifadelerini kullanmış ve şunları kaydetmişti:

"Kesinlikle yanlış bir şey yapmadık. Biz bu memleketin iyiliğini, geleceğini isteyen, aydınlık günlerini hayal eden, onun için mücadele veren gençler, insanlar, halkız."

İstanbul Üniversitesi'nden başka bir öğrenci, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede "Yaptığım şeyden kesinlikle pişman değilim" demişti.

Öğrenci, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesinin "Bardağı taşıran son damla olduğu" yorumunu yapmıştı:

"Diploma alsak bile bunun 30 yıl sonra bir geçerliliği olmadığını öğrenmiş olduk. Bu da bir şeyleri protesto etmeye, isyan etmeye, sokağa dökülmeye sebep oldu."

İstanbul Üniversitesi'nden bir felsefe öğrencisi, Saraçhane'de gözaltına alındıktan sonra 20 gün tutuklu kaldığını söylemiş ve eklemişti:

"Hakim karşısına çıkacak olmaktan korkmuyorum. [Bundan sonra da] eylemlere tabii ki katılacağım."

Ekrem İmamoğlu ve aralarında üst düzey İBB yöneticilerinin de olduğu onlarca sanığın 19 Mart'ta gözaltına alınmasının ardından Saraçhane'de bir hafta boyunca eylem yapıldı.

İstanbul Valiliği'nin il genelinde gösteri ve toplanma yasağı ilan etmesine rağmen gösterilere yüz binlerce kişi katıldı.

Bu süreçte Saraçhane ve İstanbul'un diğer noktalarındaki eylemlere katılan yüzlerce kişi gözaltına alındı, bunların bir kısmı tutuklanarak Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu'na götürüldü.

Tutuklanan gençlerin bir kısmı yaklaşık 20 gün Silivri'de kaldıktan sonra tahliye edildi.

BBC Türkçe'ye konuşan tutuklulardan bazıları, içeride kötü muamele ve tacize maruz kaldıklarını anlattı.


Gazetecilerin dosyası ayrıldı

Fransız AFP haber ajansı muhabiri Yasin Akgül, Now Haber Muhabiri Ali Onur Tosun, foto muhabiri Bülent Kılıç, muhabir Zeynep Kuray, İBB foto muhabiri Kurtuluş Arı, Bakırköy Belediyesi foto muhabiri Gökhan Kam, muhabir Hayri Tunç ve serbest gazeteci Emre Orman da "Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

24 Mart'ta tutuklanan yedi gazeteci de 18 Nisan'da 62. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), sosyal medyadan yaptığı paylaşımda sekiz gazetecinin dosyasının ayrıldığını duyurdu.

Paylaşımda "Yeni açılan davada da meslektaşlarımızın beraat etmesini bekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), 17 Nisan'da yaptığı paylaşımda "Gazeteciliği sorgulatmayız, yargılanan gazetecilerin şahidi halktır" demişti.

Basın-İş ayrıca "Tüm yurttaşları ve meslektaşları" yargılanacak gazetecilere destek için Çağlayan Adliyesi'ne davet etmişti.


Kaynak: BBC

 
 
bottom of page