Gazze'de açlık çeken çocuklar ve İsrail saldırısı sonrası korku dolu anlar
- 14 May 2025
- 3 dakikada okunur
Savaşın dehşeti katlanarak büyüyor. Ölüler, ceset parçaları. Ölenler. Açlık çekenler. Şimdi daha da fazlası var. Gazze'deki cesur meslektaşlarımın tanık olduğu, insanların çektiği acıların tüm ağırlığı.
Bazen bakışlarımızı kaçırma arzusu çok güçlü olabiliyor. Fakat BBC kameramanları bunu yapamaz. 13 Mayıs Salı günü biri de yaralandı. Güvenlikleri için Gazze'de çalışan meslektaşlarımızın adlarını açıklamıyoruz.
Kameramanımızın yarası ağır değildi. Tamamen şans eseri. İsrail'in Han Yunus'taki Avrupa Hastanesi'nin otoparkına düzenlediği saldırıda onlarca kişi öldü ya da yaralandı.
İsrailliler bir Hamas liderinin hastanenin altındaki komuta kontrol merkezinde saklandığını ileri sürüyor. Ordu "kusursuz bir saldırı" yapıldığını savunuyor.

Hamas'ı da "hastanenin etrafındaki sivil nüfusu zalimane bir şekilde istismar etmekle" suçluyor. Hamas ise suçlamaları reddediyor.
Saldırı sırasında, hasta çocukları Gazze'den tahliye edilecek aileler hastanede toplanıyordu. Ayrıca, Gazze dışında tedaviden dönen çocuklarıyla buluşmayı bekleyen aileler de vardı.
Babalardan biri BBC'ye çalışan arkadaşımızla birlikteydi ve bombalar nedeniyle yaralandı. Hastaneden taburcu edildi. Üzücü görüntülerde çalışma arkadaşımız, bu babanın dehşete kapılmış çocuklarını sakinleştirmeye çalışırken görülüyor.
Arkadaşımızın son günlerdeki çalışmaları, yetersiz beslenen çocukların çektiği acıları belgeliyordu.
Patlamadan kısa bir süre önce, mesaj atıp Siwar Ashour'un hikayesini anlatırken çıkardığı işe teşekkür etmiştim. Şöyle yanıt vermişti:
"Siwar'ın hikayesi hepimizin içindeki bir şeyleri yaktı. Bu, yapmak zorunda kaldığım en acı verici işlerden biriydi. Fakat yüzünü tanıyordum, ismini ve hikayesini biliyordum. Görülmesi ve duyulması gerekiyordu."
Siwar beş aylık ve akut yetersiz beslenme mağduru. İyice zayıflamış bedeninde ilk göze çarpan büyük, kahverengi gözleri. Gözleriyle annesi Najwa'nın tüm hareketlerini takip ediyor.
Najwa salı günü Nasır Hastanesi'ndeki odasından bize görüntülü bir mesaj yolladı.
Bebeğini ne kadar çok sevdiğini tüm dünyanın bilmesini istiyordu.
"İnşallah ihtiyaç duyduğu tedaviyi alır, tamamen iyileşir ve eski haline döner. Diğer çocuklar gibi oynar, büyür ve yeniden kilo alır. Benim ilk çocuğum o ve annesi olarak yüreğim derinden yanıyor."
Son birkaç gündür Siwar'da bir deri enfeksiyonu görülmeye başlandı. Ellerinde yaralar çıktı. Ciddi bir sindirim sistemi sorunu da var.
Doktorlar, verilen gıdayı bebeğin midesinde tutmak için, onun bağışıklık sistemi de İsrail'in ablukasının yol açtığı sefaletle mücadele ediyor.
Bebeğin ağlaması zayıf olsa da büyük bir aciliyet göstergesi. Sağ kalmak için mücadele eden bir hayatın sesi. Siwar, ağır alerjik durumu nedeniyle sadece özel bir bebek mamasını içebiliyor.
Salı günü iyi bir haber geldi. Yakındaki Ürdün Sahra Hastanesi'nin görevlileri bebeğin ihtiyaç duyduğu mamadan biraz bulabilmişlerdi. Az bir miktar ama daha fazlasını göndermeyi planlıyorlar.
Önümüzdeki günlerde daha fazla hasta çocuğu Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'e gönderme planları yapılıyor.
Burada, Amman'da, çocukları hastalık ya da İsrail saldırılarında aldıkları yaralar nedeniyle tedavi gören bazı Gazzeli aileler var.
Bu tahliyeler, çocuklarla birlikte giden aileler hakkında sicil araştırması yapan İsraillilerle koordine olunarak yapılıyor.
Ocak ayında, Abdülrahman el Naşnaş ve annesi Esma'nın gelişini görüntülemiştik. Abdülrahman İsrail bombardımında bacağını yitirmişti.
Dört ay gıda ve barınak olan bir yerde yaşadılar. Güvenli bir yerde.
Salı günü onları ziyarete gittiğimizde Esma Gazze'deki çocuklarını ve büyükannelerini telefonla aradı.
Büyükanne Najwa etraflarında sürüp giden savaşı anlattı.
"Her yerde roketler var, başımızın üzerinden geçiyor. Yiyecek durumu ve yaşam çok kötü. Un yok. Fiyatlar çok yüksek."
Çocuklar annelerine el sallayıp, öpücük gönderdiler.
Daha sonra Esma bize "Ne diyeceğimi bilmiyorum. Anneme ve benim için yaptığı her şeye minnettarım. Keşke dönüp, onları güvende ve sağlıklı bulabilsem" dedi.
Birden sessizce ağlamaya başladı.
Sadece güvenli bir mesafeden mahsur kalmış, korkmuş ve aç çocuklarını gören bir annenin gözünden bakınca, herhangi birinin neden Gazze'ye dönmek istediğini anlamak mümkün..
BM yetkilisi: 'İsrail yardımı silah olarak kullanıyor'
Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu UNRWA'nın başındaki Phillipe Lazzarini İsrail'i insani yardımı silah olarak kullanmakla suçladı.
BBC Uluslararası Haberler Editörü Jeremy Bowen'a konuşan BM yetkilisi "Gazze'de insanları etkileyen sefaleti ve trajediyi tanımlamak için kelime bulmakta zorlandığını" söyledi ve "İki aydan fazla süredir hiçbir yardım yapılmıyor" dedi.
Lazzarini "Açlık yaygınlaşıyor, insanlar tükenmiş halde, insanlar aç. Önümüzdeki haftalarda yardım girmezse, insanlar sadece bombardımanda ölmeyecek, yiyecek olmadığı için de ölecekler. Bu insani yardımın silah olarak kullanılması" dedi.
BM kuruluşları, yardım örgütleri ve hükümetlerin ortak girişimiyle kurulan ve açlık yaşanıp yaşanmadığını ölçen Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasına (IPC) göre Gazze açlığın kıyısında. Ancak IPC, şimdiden neredeyse yarısı kadın ve çocuklardan oluşan iki milyondan fazla kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığını söylüyor.
IPC, 470 bin Gazzeli'nin, yani nüfusun % 22'sinin "Aşama 5 felaketi" yaşadığını söylüyor. Kuruluşun tanımına göre bu en az beş haneden birinin aşırı derecede gıda sıkıntısı yaşadığı, aşırı kritik akut yetersiz beslenme ve ölümle karşı karşıya oldukları anlamına geliyor.
Bir başka deyişle "71 bin çocuk ve 17 binden fazla annenin akut yetersiz beslenme tedavisi görmesi" gerekiyor.
Lazzarini, İsrail'in gıdayı savaş silahı olarak kullandığını düşünenlere katılıp katılmadığı sorulduğunda "Hiç şüphem yok" dedi.
Philippe Lazzarini "Son 19 aydır tanık olduğumuz bu. Özellikle son iki aydır. Bu bir savaş suçu" diye konuştu.
Kaynak: BBC


