top of page

20 Eylül Dünya Temizlik Günü: Çöpü toplamak yetmez, alışkanlığı değiştirmek gerekir

1 gün önce
3 dakikada okunur

Her 20 Eylül’de dünya genelinde milyonlarca kişi parklara, sahillere, derelere ve sokaklara çıkıp atık topluyor. Görüntü tanıdık: eldiven, çöp torbası, fotoğraf, hashtag. Asıl soru ise şurada duruyor: Bu gün yalnızca bir temizlik seferberliği mi, yoksa çöpü üreten düzeni de konuştuğumuz bir uyarı mı?

2026’nın resmi teması net: “From Clean Plates to Clean Cities” — yani “Temiz Tabaktan Temiz Kente”. Birleşmiş Milletler bu yıl yalnızca yerdeki poşeti değil, çöpe giden yemeği de merkeze aldı. Her gün milyarlarca öğün israf edilirken yüz milyonlarca insan açlıkla yaşıyor. İsraf edilen gıda; suyu, toprağı, enerjiyi ve kenti de birlikte çöpe atıyor. Temizlik günü böyle bakıldığında sadece çevre günü değil, şehir ve gıda meselesi.

Nasıl resmi gün oldu?

Hareketin kökü Estonya’da. 2008’de yaklaşık 50 bin kişi tek günde ülkeyi yasadışı atıklardan temizledi. Fikir “Let’s Do It” ağıyla dünyaya yayıldı; ilk küresel Dünya Temizlik Günü 15 Eylül 2018’de yapıldı. 8 Aralık 2023’te BM Genel Kurulu 78/122 sayılı kararla 20 Eylül’ü her yıl kutlanacak Dünya Temizlik Günü ilan etti. Koordinasyonu UN-Habitat üstleniyor. Gönüllü bir sivil eylem, böylece BM takvimine girdi.

Hareketi yürüten Let’s Do It World’e göre 2018’den bu yana 200’ü aşkın ülke ve bölgede yüz milyondan fazla gönüllü katıldı. 2025’te tek günde yaklaşık 25 milyon kişi sahadaydı. Hedef hâlâ aynı: toplumun yüzde 5’ini aynı anda harekete geçirmek. Araştırmalara göre kalıcı davranış değişimi için bu eşik kritik görülüyor.

Türkiye’de bugün ne oldu?

Türkiye’de gün resmi tatil değil; ama sahada durmuyor. 20 Eylül 2026’da Edirne Keşan’da gönüllüler iki saatte 63 torba atık topladı. Lastik, ayakkabı, evsel çöp… Yerel dernek başkanının sözü asıl meseleyi özetliyor: “Bir yıl önce bu kadar çöp yoktu.” Yani temizlik yapılıyor, kirlilik de yenileniyor.

Antalya Manavgat Ulualan Sahili’nde valilik, belediye ve çevre gönüllüleri kıyı temizliği yaptı. Yaklaşık 2 kilometrelik bant tarandı. Vali Hulusi Şahin hem izmaritin deniz canlılarına zararını hem de kaçak kum ve avcılık için kamera ihtiyacını konuştu. Temizlik günü, sahildeki çöpün arkasındaki denetimsizliği de görünür kıldı.

Kayseri Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar ise günü “ortak sorumluluk” diye tanımladı: Sokağa atılmayan her çöp hem çevreyi hem belediye bütçesini rahatlatır. Bu cümle doğru; eksik olan kısmı ise üretim ve tüketim tarafı. Belediye süpürür, vatandaş atarsa denklem kapanmaz.

Asıl mesele torba sayısı değil

Dünya Temizlik Günü’nün gücü görünürlük. Çocuğun eline eldiven vermek, sahilde lastik çıkarmak, parkta pet şişe toplamak önemlidir. Ama günün kendisi bir itiraf da taşır: Atık, “tesadüfen yere düşmüş” bir nesne değil; paketlenmiş, taşınmış, satılmış, sonra terk edilmiş bir sistemin sonucu.

Türkiye’de evsel atık, izmarit, plastik ve gıda israfı iç içe. Market poşeti yasaklandı diye sorun bitmedi; tek kullanımlık kültür başka kapıdan girdi. Sahilde toplanan izmarit, evde çöpe giden yemek, geri dönüşüm kutusuna girmeyen şişe aynı zincirin halkaları.

Bu yüzden 20 Eylül’ü yalnızca “bugün temizledik” diye kapatmamak gerekir. Asıl sorular şunlar:

  • Atığı kim üretiyor, kim topluyor, kim ödüyor?

  • Belediye mi temizliyor, yoksa kirleten mi sorumlu tutuluyor?

  • Gıda israfı evde mi başlıyor, markette ve restoran zincirinde mi büyüyor?

  • Geri dönüşüm gerçekten geri dönüşüm mü, yoksa vicdan rahatlatan bir kutu mu?

Küçük ama ölçülebilir adımlar

Günün anlamı slogan değil, pratik. Evde bozulmadan yenilebilecek yemeği çöpe atmamak. İzmariti kuma bırakmamak. Poşeti, şişeyi, pilı ayrıştırmak. Mahallede bir saatlik bir temizlik organize etmek. Okulda, sitede, işyerinde israfı ölçmek. Belediyeden sadece süpürge değil, şeffaf atık verisi istemek.

Dünya Temizlik Günü, dünyayı bir günde temizlemez. Yapabileceği şey daha mütevazı ve daha gerçekçi: Kirin görünür olmasını sağlamak. Görünür olan şey ise inkâr edilemez. 20 Eylül’de torba doluyorsa sorun çözülmüş değil; sorun ölçülmüş demektir.

Temiz tabak, temiz sokak, temiz kent aynı cümlenin üç hali. Cümleyi bir günde yazamayız. Ama her gün aynı cümleyi savurursak, 21 Eylül’de yine aynı çöple karşılaşırız.


 
 
bottom of page